Perşembe, Kasım 26, 2009

BİZ İYİYİZ:))

arkadaşlar 21-11-2009 cumartesi günü kızlarımı kucağıma aldım..şükürler olsun üçümüzde çok sağlıklıyız...şimdi kızlarımı doyaa doyaa seviyorum..allah herkese nasib etsin...bizi merak edip soran herkese teşekkürler...aynurum ve hiranurum uyuyorlar....görüşmek üzere..BAYRAMIMIZ MÜBAREK OLSUN...

Pazar, Kasım 01, 2009

SÜRESİ BELİRSİZ BİR MOLA.....EN ÇOK İHTİYACIM OLAN ŞEY:DUA.....


İyi pazarlar dostlar:))minik kızlarımın dünyaya gelmesine çok az bir süre kaldı..daha doğrusu her an her şey olabilir..bizim için kritik olan dönemi atlattık Allah'ın izniyle...doktorumuzun sözüne kasım 15 e kadar doğabilirler...çok karışık duygular taşıyorum..mutluyum..korkuluyum...telaşlı aynı zamanda çok sakinim....boşlukta,belirsiz bir süreç içindeyim....oturamıyorum..yatamıyorum..hareketlerim çok sınırlı...anladım ki anne olmanın ilk şartı sabırmış...beklemekmiş....anne olmak...anne olucam diyorum diyorum ama bir türlü de inanamıyorum sanki...kafamda hep soru işaretleri..yapabilecek miyim..bakabilecek miyim..nasıl düzene sokucam....diye uzayıp gidiyor..bir taraftan da yapan,bakan nasıl bakıyor diyorum..annelik içten gelen bir duygu diyorum..sen hep bugünü beklemedin mi...karışığım.....ama bildiğim ve emin olduüum tek bir şey var:meleklerimin o minik yüzlerini ve mis kokularını doya doya ,ağlaya ağlaya içime çekmek istiyorum...her şeyimiz hazır ...biz onları bekliyoruz..babamız her an tetikte....nasıl ödüycem hakkını...8.5 aydır gık demeden baktı bize....tüm kaprislerimi,nazımı çekti....onu çok seviyoruz....kocaaamaan bir göbişim var...maşallah meleklerim de pek yaramaz..dönüp duruyorlar:))babanemiz,dedemiz yanımızda..birkaç güne kadar da annanemiz gelicek...işte böyle arkadaşlar....elim böğrümde her an dua içindeyim..yavrularıma sağ salim kavuşayım diye...siz de bizden dualarınızı esirgemeyin...bir daha ne zaman yazarım bilmiyorum ama yüreğim sizinle..biliyorum yürekleriniz benimle...Allah'a emanet olun.....

Cuma, Ekim 09, 2009

ZEYTİNYAĞLI TAZE FASÜLYE...

Sevmeyen,yemeyen var mıdır taze fasülyeyi?ben asla hayır diyemem...yanında bir bardak soğuk ayran ve acı biberle ne de güzel gider....değil mi...:)))tokat a geldiğimizden beri sebzenin-meyvenin en tazesini yiyoruz..hemde mis gibi hormonsuz..fasülyeyi,domatesi tarlasından,meyleri dallarından elimizle koparıp satın alıyoruz...nasılda unutmuşuz gerçek domatesin tadını kokusunu...yedikçe yiyesi geliyor insanın...tabi elinle koparmakta ayrı bi zevk...
-yarım kg.taze fasülye
-2 adet kuru soğan
-4 diş sarımsak
-2 adet yeşil biber
-5 adet domates
-1yk tuz
-3 tane küp şeker
-1 çay bard.zeytin yağı
***küçükçe kıydığımız soğanı,sarımsağı,biberi tencereye alıp üzerine z.yağını ekliyoruz.onun üzerine ortadan dildiğimiz fasülyeyi ekleyip sarartıyoruz.daha sonra tuzunu,şekerini,domatesini ve az miktarda suyunu ekleyip pişirmeye bırakıyoruz...pişip soğuduktan sonra servis yapıyoruz...AFİYETLE...

Pazartesi, Ekim 05, 2009

YOĞURT TATLISI...


Gele gide analı kızlı görmekten bir hal oldunuz sanırım...annem memlekete gittiğinden beri mutfakta doğru düzgün bir şeyler pişmiyor,pişiremiyorum...çabucak olan ne varsa onu yapıveriyorum...8.ayın içine girdim..kocaman bir karnım ve gövdem var:))taşıyamıyorum...geceleri uyuyamıyorum...hep yorgunluk,halsizlik hissi...içimdeki meleklerimin sabırsızca sert tekmeleri:))...ama her zorluğuna rağmen ALLAH'a şükürler olsun her nefeste...4 hafta gibi kısa bi zamanımız kaldı...bebişlerin odasını düzenliyorum..çantalar hazırlıyorum...bunları yaparken gözlerimden boncuk boncuk akıtıyorum...meleklerimi sabırla ama büyüüük bir merakla bekliyorum...lütfen dualarınızda bize de yer verin....çok ihtiyacımız var...neyse...gözler doldu yine:)))...tarife geçelim..hazırlanışı kolay,lezzetli bir tarif...
-3 yumurta
-3 çay brd.irmik
-3 çay brd.un
-3 çay brd.yoğurt
-1 çay brd.sıvıyağ
-1 çay brd.şeker
-2 vanilya,2 kabartma tozu
ŞERBET İÇİN:
-4 su bard.şeker
-3,5 su bard. su
-1 dilim limon
***yumurta,şeker çırpılır.ardından yağ,yoğurt,irmik,un,vanilya ve kabartma tozu eklenip yağlanmış tepisye dökülür.180c de üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.sıcak tatlıya soğuk şerbet dökülür...afiyetle yenir..(hindistan caviziyle hoş bir uyum olur.evde kalmadığı için ben fındıkla süsledim:))AFİYETLE...

Pazar, Eylül 13, 2009

ANA USULÜ ANALI KIZLI:))

Yine iftar soframızı şenlendiren,annemin elinden çıkan nefis bir çorba....
-minik bulgurlu köfteler(içli köfte hamuruyla aynı)
-1 kase mantı
-1 ekşi elma
-1 havuç
-1 patates
-1 çay bard.haşlanmış nohut
-4-5 domates rendesi
-1 kuru soğan
-3-4 diş sarımsak
-3 küp şeker
-tuz,nane
-yarım limon suyu
-1 yk.domates salçası
-sıvıyağ,yeteri kadar su
***minik küpler halinde doğranmış sebzeleri sıvıyağda kavuralım.daha sonra şekeri,tuzu,limon suyunu,nohutu,salçayı ve rendelenmiş domatesi ekleyip sebzeler yumuşayıncaya kadar kaynatalım.yeteri kadar suyu ekleyip,mantıları ve köfteleri ekleyip özleşene kadar pişirelim.en son nanesini döküp servis yapalım...AFİYETLE...HAYIRLI İFTARLAR...

Cumartesi, Eylül 12, 2009

ORUK(İÇLİ KÖFTE)

İftar soframızda annemin ellerinden çıkan harika bir lezzet...
İÇİ İÇİN:
-yarım kg.yağsız kıyma
-4-5 adet ince kıyılmış kuru soğan
-yarım su bard.iri dövülmüş ceviz
-yarım su bard.ince kıyılmış maydonoz
-tuz,karabiber
-yarım çay bard.sıvıyağ
***sıvıyağda kıyma ve soğan kavrulur,ardından ceviz,maydonoz ve baharatlar eklenip soğutulur.
DIŞI İÇİN:
-yarım kg.köftelik bulgur
-1 su bard.un
-2 yumurta
-2 yk.biber salçası
-kimyon,tuz
-1 kuru soğan rendesi
***bulguru 1 saat önce salça,soğan ve baharatlarla soğuk suyla ıslatılır.daha sonra özleşene kadar yoğurulur.tepsinin bir tarafında unla yumurtalar karıştırılıp bulgura yedirilir.hamur gibi toplanana kadar yoğurulur ve 5dk dinlendirilir.istenilen büyüklükte bezeler yapılıp ,parmak yardımıyla oyulup,kıymalı harçla doldurulur.içli köftelerimiz kızgın yağda kızartılır..AFİYETLE..

Cumartesi, Eylül 05, 2009

CEE EEE:)))

ben geldim..buralardayım...hepinize hayırlı ramazanlar diliyorum....çok özledim blogumu ve bloglarınızı:))bu arada allah kısmet ederse iki kızım olcak teyzeleri..dualarınızı eksik etmeyin...sevgiyle...fatoş:)))

Perşembe, Haziran 11, 2009

BİRAZ MOLA....

Merhaba....havaların birden bire ısınması beni perişan etti...o kadar sıcak ki bazen nefes bile alamıyorum...ne yemek yapmak istiyor canım ne de yemek..miskin kediler gibi bütün gün kanepenin bir sağına bir soluna yatıyorum...çok halsiz düşüyorum...taşınma işimiz de var malum..zaten 3,5 aydır doğru düzgün temizlik yapılmayan evim benden daha perişan halde..her şey bir yerde...yavaş yavaş koli yapıyoruz,yıkıyorum yerleştiriyorum ama içime sinmiyor...birkaç gün sonra kayınvaldem gelicek...evi toplamaya...ondan biraz içim rahat...sağolsun gelip eşyalarımızı topluycak ve yeni evimize yerleştiricek...allah razı olsun....bilgisayar başına oturmuyorum pek..ondan hiç gelemiyorum sizlere kimde ne var ne yok bilmiyorum....ama hepiniz aklımdasınız ona göre...:)))...bebeklerimin cinsiyetleri belli olmadı daha..heyecanla onu bekliyorum...sağlıklı olsunlar da kız-erkek farketmez ama merak işte..insanoğlunun başbelası:)))hımmm bu arada en başta yazacağım şeyi unutuyodum nerdeyse...kız kardeşimde bebek bekliyor..ben hem anne olmanın hemde teyze olmanın çifte sevincini yaşıyorum....annem de annanne olmanın tabi:)))canım arkadaşlarım ben ramazan ayına kadar sizlerden ayrılıyorum...ama ramazanda güzel iftar sofralarımızla birbirimize ziyaretlerimiz devam eder inşallah...biz 10-15günü kadar taşınıyoruz....hepiniz hakkınızı helal edin..ALLAH'A EMANET OLUN...LÜTFEN ÜZERİMDEN DUALARINIZI ESİRGEMEYİN....

Çarşamba, Haziran 03, 2009

GÜZEL TEYZEMİZDEN HEDİYELER GELDİ:)))

Azönce kapı çaldı ve kurye bana bir kutu uzattı...Antakya'dan canım kardeşim bu güzel cicileri göndermiş yiğenlerine..nasıl mutlu oldum..nasıl çok ağladım mutluluktan..nasıl güzel bir his anlatamam...güzel kardeşim inşallah bende en kısa zamanda iade-i ziyaret yaparım:))aminn...seni çok seviyoruz teyzoşşş...

Pazartesi, Haziran 01, 2009

GİDİYORUZ.....

Tam ortasındayım yağmurun,karın soğuğun ortasındayım....
Nasıl da paylaşıyor insan isterse,nasıl da birmiş meğer hasretler...
Nasıl da mecburmuşuz sabretmeye,sevmeye,öğrenmeye....
Tam ortasındayım yolun,ımmm....koşunun ortasındayım....
Tam varıyorum ki hedefe,bir yenisi başlıyor..
Bu oyun hep aynı, değişmiyor..
Hala devam ,hala figan hemde bile bile.....
İçim buruk biraz....biz İstanbul'dan gidiyoruz...tayinimiz TOKAT'a çıktı...aslında istediğimiz bir yerdi ama iş ciddiye binince şok oldum birden...3 yıldır alışmıştım..arkadaşlarım,komşularım..nolucak şimdi...elbette yeni arkadaşlar,komşular olcak...ama burdakilerin yerini tutar mı.....kim bilir.....İstanbul'a çok alışmıştım...çok arıycam...böyle işte...hüzünlendim.....görüşürüz...ALLAH HAKKIMIZDA HAYIRLISINI VERSİN...

Cuma, Mayıs 08, 2009

FİNCAN TAKIMI....


Yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocukkapımı çaldılar: "Eski gazeteniz var mı bayan?"Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim ama ayaklarınagözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletlervardı ve ayakları su içindeydi. "İçeri girin de, size kakao yapayım"dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı.Kakaonun yanında reçel, ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdakisoğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. Onlar şömineninönünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığımişlerimi yapmaya koyuldum. fakat oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çektibir an ve başımı uzattım içeriye. Küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu...Erkek çocuğu bana döndü "Bayan, siz zengin misiniz?" diye sordu. Zengin mi?"Yo hayır!" diye yanıtlarken çocuğu,gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklerekaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve "Sizin fincanlarınız,fincan tabaklarınız takım" dedi. Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu.Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile etmemişlerdiama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte bir şey yapmışlardı.Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı.Pişirdiğim patateslerintadına baktım. Sıcacıktı patatesler, başımızı sokacak bir evimiz vardı,bir eşim vardı ve eşimin de bir işi... Bunlar da fincanlarım ve fincantabaklarım gibi bir uyum içindeydi. Sandalyeleri şömineninönünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocuklarınsandaletlerinin çamur izleri,halının üzerindeydihalâ. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de.Olur unutuveririm ne denli zengin olduğumu......CUMANIZ HAYIRLI OLSUN..İÇİMİZDEKİ VE ETRAFIMIZDAKİ ZENGİNLİKLERİ UNUTMAMAK DİLEĞİYLE....

Salı, Mayıs 05, 2009

TAHİNLİ PATLICAN SALATASI(YOĞURTLAMA)

Antakyamızın nefis lezzetlerinden biri...yaz aylarında en güzel öğündür...hem doyurucu,lezzetli ve ferahlatıcı.... tencere yemeklerinden çok uzaklaştım..yiyemiyorum....zaten yapamıyorumda pek...hemen oluveren,beni ağırlaştırmayacak,hafif bir şeyler yemek istiyorum..o zamanda böyle tatlar çıkıyor mutfaktan...çoğu kez eşimin elinden...bana çok yardımcı oluyor sağolsun...daha çok başında olmama rağmen çok halsiz ve bitkinim..bazı günler kafamı kaldıramıyorum...Allah bundan beter etmesin inşallah..dualarınızı eksik etmeyin teyzeleri....öptükk:)))
2 adet közlenmiş patlıcan
2-3 yk tahin
1 diş sarımsak
3yk yoğurt
tuz
üzerine:sıvıyağ-pul biber
***közlenmiş patlıcanlar ince kıyılır.içerisine rendelenmiş sarımsak,tuz,tahin ve yoğurt karıştırılır.üzerine yağ,biber yakılır...afiyetle yenir...yanında çıtır accı biberle:))

Çarşamba, Nisan 29, 2009

ZEYTİNYAĞLI SEMİZOTU

İlk kez denediğim,yediğim vee çook beğendiğim bir tat...neden daha önce yapmamışım anlamadım:))ama bundan sonra mutfağımıza sık sık teşrif edecektir....
1 demet semiz otu
1 adet kuru soğan
1 yk dolusu pirinç
2 yk z.yağı-1yk domates salçası
tuz,karabiber-pulbiber
***z.yağında ince kıydığımız soğanları salçayla beraber kavuruyoruz.daha sonra 1 çay bardağından biraz eksik su ekleyip semizotlarını atıyoruz.kaynayınca pirinç ve baharatlarını ekliyoruz.kısık ateşte pişiriyoruz...AFİYET OLSUN:)))

Pazartesi, Nisan 20, 2009

BROKOLİ SALATASI:))

Selamlar....biraz uzun bir ayrılıktan sonra bloguma dönüyorum...özlemişim....sanki hayatımda bir şeyleri eksik yapıyormuşum gibi...hepinize tebrikleriniz ve iyi dilekleriniz için çook teşekkür ederim.Allah hepinizden razı olsun...şükürler olsun her şey yolunda....bir küçük sürprizimiz daha var...bebeklerim ikizmiş:)))Maşallah ...şükürler olsun...mutluyuz...sadece Rabbimize şükür ve bebeklerimize dua ediyoruz...sizde dualarınızı eksik etmeyin arkadaşlar....şimdilik hayat çoook güzel..sakin....huzurlu...biraz şımarık:))...gelecekten umutlu....eee bi dee boooolll sağlıklı beslenmeliii....hepinizi çok seviyorum...Allah'a emanet olun...

Salı, Nisan 07, 2009

HOŞGELDİN MELEĞİM...:))

Selamün aleyküm arkadaşlar...uzun bir aradan sonra yazıyorum:))Biliyorum müjdeli haberi merak ediyorsunuz...arkadaşlar şükürler olsun dün anne olacağımı öğrendim...meleğim daha çok küçük teyzeleri...dualarınıza ihtiyacımız var....Rabbim dualarımızı kabul etti ve bize bir evlat nasib etti...Allah tüm isteyenlere yaşatsın bu duyguyu....inşallah yavrumu sağsalim kucağıma alırım...çok mutluyum........ELHAMDÜLİLLAH....

Salı, Mart 24, 2009

KISA BİR MOLA.........

Arkadaşlar bir süre sizlerden ayrı kalıcam...zaten uzun zamandır güncelliyemiyordum sitemi....sizden tek istediğim dualarınızı eksik etmeyin...inşallah çok güzel ve müjdeli haberlerle nisanın 2.haftası filan görüşürüz...kendinize iyi bakın..ALLAH'A EMANET OLUN....

Çarşamba, Mart 18, 2009

18 MART...


Adları: Mehmet - Mehmetçik!.. Tek varlıkları Canları! Bize ne mi anlatıyorlar? Dikkatli bakın ve kulaklarınızı açın! Varlığımız; Vatanımıza Feda Olsun!
Ruhları Şad Olsun!

Pazar, Mart 08, 2009

MEVLİD KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN..

40 YAŞINDASIN...

Rahmetini umarak Günahkar bir dille; Allah Azze ve Celle Ya Rasulallah, Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden, Kalbimizden seyrediyoruz seni. İşte Bir yaşındasın, Beni Sa'd yurdundasın Sana süt anne olmadı kadınlar Bu yüzden dargın bulutlar Bir damla yağmur indirmiyor Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda Minicik bir bulut var gökyüzünde Sana aşık... Ayrılmıyor başucundan Ve insanlar yağmur duasında... Hz.Halime kucağına alıyor seni Yüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için Oysa minicik bulut gökyüzünde Sana meftun, sana kilitli... Ve dua eden rahibin kucağındasın Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da Ama sen unutmuyorsun Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun O minicik bulut ilişiyor bakışlarına Büyüyor, büyüyor... Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini Çoğusu bilmiyor seni... Altı yaşındasın Medine-i Münevvere yolundasın Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni Mekke'ye annesiz giriyorsun Abdulmuttalip bir başka seviyor seni Ebu Talip bir başka seviyor Ya Rasulallah Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında Onlar anne deyince sen yere mi bakardın Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya Kaç gece anne diye hıçkırdın Efendim! Senin yerine de anne dedik annemize Senin yerine de baba dedik Yirmi beş yaşındasın Ve bambaşkasın Kimse sana denk değil Şefkat yayıyor kokun Güven veriyor sesin Sen Muhammed-ül Emin' sin Otuz üç yaşındasın Dalga dalga rahmet var Otuz beş yaşındasın Hadi gel bekletme yar İniltiler çalıyor kapısını göklerin Hadi gel bekletme yar Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin... Hadi gel ey Yâr! Nurdağına davet var İşte Kırk yaşındasın Hira Nur dağındasın Cibril iniyor göklerden Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan ' Ah! ' sın Karanlık gecelerimize sabahsın Sen Nebiyullahsın Sen Habibullahsın Sen Rasulullahsın Niye incittilerki seni sultanım Niye işkence yaptılarki sana Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar Himayesiz kaldın diye mi Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne ' Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin ' diyişin Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza Başına pislikler saçılıyor Başlar feda o mübarek başına Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı Âla ' Bu koşan kimdir ' diye bir soru dolaşıyor boşlukta Bu koşan kim? Ve cevap veriyor biri: Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra Velilerin anası... Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın Sana yeryüzünde en çok benzeyen Gülmesi sen, ağlaması sen ' Ağlama kızım ' diyişin geliyor aklımıza Niye çıkardılar ki yurdundan seni Himayesiz kaldın diye mi Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni Seni yetim bulup barındıranı Seni alemlere rahmet kılanı Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun 'Seni bizim elimizden kim kurtaracak' diyorlardı Sen, Sen ' Allah! ' diyordun Allah Azze ve Celle Semayı haşyet kaplıyordu Sen ' Allah! ' diyordun Arş-ı Âla titriyordu Bedir' de ' Allah! ' diyordun Üç bin melek iniyordu alaca atlarda Yüz yirmi beş bin sahabi: ' Anam babam sana feda olsun ' diyordu Ya Rasulallah Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi ' Beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara ' Seni çok seviyoruz Ya Habiballah ' demişlerdi Sen de: ' Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin Bu gün yaşayan gençler var Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki Ama seni onlar da çok seviyor Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar Senden başka kimseleri yok Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun Altmış üç yaşındasın Refik-i Âla duasındasın Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu Kenarları beyazdı Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın Ve mübarek ellerini dizine vurarak: ' Görüyor musunuz ne kadar güzel ' demiştin Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti: ' Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver ' Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile İstendiğinde katiyyen ' hayır ' demediğini bile bile ' Peki ' dedin o zata Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı Aynı cübbeden yine yine diktirdiler Ama giyinmek nasip olmadı Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle: ' Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne de evladımız olsaydı diyecekler ' Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini ' Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim' Sultanım! Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik Rabbinden bize ne getirdi isen amenna Duyduk, itaat ettik Ya Rasulallah Sen hâlâ kırk yaşındasın Ve hâlâ ümmetinin başındasın...

Dursun Ali Erzincanlı

Cumartesi, Şubat 28, 2009

ÇITIR KATMERLER:))

Selamün aleyküm arkadaşlar...hepimize huzurlu geçireceğimiz bir hafta sonu diliyorum inşallah:))katmer poğaçayı daha önce de denemiştim fakat bu sefer hakkını verdim galiba:))övünmüyorum yanlış anlaşılmasın,sadece böyle bir lezzetti tattığım için mutluyumm:D genel tarifi biliniyordur ama bir de benim arşivimde olsun istedim..
-1,5 su bardağı su
-1,5 çay bardağı sıvıyağ
-1 paket yaşmaya
-2 tk tuz ve şeker
-1 yumurta(sarısı yüzüne)
-alabildiğince un
**arasına sürmek için yumuşamış margarin(125 gr.)
**hamuru açmak için 1 kase nişasta
**iç harcını herkes damak tadına göre değiştirebilir.ben patatesle tulum peyniri karışımından yaptım,tavsiye ederim.
***hamur malzemelerimizle yumuşak bir hamur yoğuruyoruz.hamurumuzu mayalandırmadan 16 bezeye ayırıyoruz.her bezeyi tatlı tabağı büyüklüğünde nişasta ile açıp arasına margarinden sürüyoruz.8li grup yapıyoruz(en üstekki bezeye yağ sürmüyoruz).daha sonra 8li yaptığımız bezeleri nişasta yardımıyla tekrar açıyoruz.ebatlarını nasıl isterseniz o kadar eşit parçaya bölüyoruz.ben 8e böldüm.harcnı katıp rulo şeklinde kapatıyoruz.sarma işlemi bittikten sonra 35-40dk tepsi mayası olana kadar bekliyoruz.üzerine yumurta sarısı ve susam serpip,iyice ısınmış 200c de pişiriyoruz..AFİYETLE:))

Cuma, Şubat 27, 2009

***HALİL İBRAHİM BEREKETİ***


Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.... Büyüğü Halil.... Küçüğü ise İbrâhim... Halil, evli ve çocuklu. İbrahim ise bekârmış... Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin... Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.. Bununla geçinip giderlermiş... Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı. İkiye ayırmışlar.... İş kalmış taşımaya.... Halil, bir teklif yapmış : --İbrahim kardeşim ; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle. --Peki abi demiş İbrahim... Ve Halil gitmiş çuval getirmeye.... O gidince, düşünmüş İbrahim: Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine Böyle demiş ve, Kendi payından bir miktar atmış onunkine... Az sonra Halil çıkagelmiş. --Haydi İbrahim...! demiş, --önce sen doldur da taşı ambara. --Peki abi...! İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.. O gidince, Halil düşünür bu defa: Der ki: --Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var. Ama kardeşim bekâr. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek. Böyle düşünerek, Kendi payından atar onunkine birkaç kürek..... Velhasıl , biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine. Bu, böyle sürüp gider..... Ama birbirlerinden habersizdirler. Nihayet akşam olur. Karanlık basar. Görürler ki, bitmiyor buğdaylar. Hatta azalmıyor bile.... Yüce Allah, bu hali çok beğenir. Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki ... Günlerce taşır iki kardeş , bitiremezler. Şaşarlar bu işe... Aksine çoğalır buğdayları. Dolar taşar ambarları. Bugün "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir. Bu bereketin adı : Halil İbrahim bereketidir... Mevla, hepimize bereketler nasip etsin.KARDEŞLİĞİMİZİN, Halil ve İbrahim kardeşlerin anlayışı ile olmasını gönülden dilerim.HAYIRLI CUMALAR

Pazar, Şubat 22, 2009

YİNE&YENİDEN KARNIYARIK BÖREĞİ:))

Merhaba arkadaşlar...sitemi sık sık güncelleyemememin ve sizlere sıkça uğrayamayışımın sıkıntısı içindeyim...bu aralar başka görevlerim var.onları bir an önce tamamlamak için bilgisayar başına çok oturmuyorum...ev işlerinden arda kalan zamanlarda sürekli bilmediklerimi öğrenme ve anlama çabasındayım..kitaplar okuyorum ve gerçekleşmesini istediğim şeyler için dualar ediyorum...aslında insan en sevdiği şeylerden de sıkılabiliyor...ve başka şeylere yöneliyor ..yanlış anlamayın sizlerden asla sıkılmış değilim...siz benim göremediğim ama desteğini ve sevgisini hep hissettiğim dostlarımsınız:))sıkıldığım teknoloji...bilgisayar,televizyon,cep telefonu vs....bunlara çokça yer verdiğim hayatımda ne kadar da onlara bağımlı bir hale geldiğimi gördüm ve kendimi biraz geri çekmek istiyorum..özellikle televizyondan...her kanalda birbirinin aynı yemek programları,acı-ihanet-sonu hüsranla biten diziler...resmen kölesi etmiş beni...artık yalnızken tv açmıyorum...ya müzik dinliyorum ya da sessizliği...ohh be dünya varmış...kapatın pc nizi ,tv nizi sürün keyfini:)))neyse çenem çok uzadı yine..velhasıl kelam mutluyum...evet ..yapmaktan ve yemekten hiç sıkılmadığım harika lezzetli bir börek..çok kolay...
-4 yufka
-1 su bard.süt
-1 yumurta(sarısı üzerine)
-1 çay bard.sıvıyağ
İÇİ HARCI:
-250 gr.kıyma
-2 adet kuru soğan
-pul biber,karabiber,tuz
ÜZERİNE:
-domates ve biber dilimleri
***önce 2 yk sıvı yağla incecik kıyılan soğanımızı ve kıymamızı kavuruyoruz.baharatlarını ekleyip altını kapatıyoruz.iç harcımız hazır.diğer taraftan süt,yağ ve yumurta akı ile bir sos hazırlıyoruz.1.yufkayı serip bu harçtan sürüyoruz.2.yufkayı da üzerine kapatıp tekrar harç sürüyoruz.yufkamızı 8'e bölüp iç harcımızı pay ediyoruz.çok sıkmadan sarıp yağlanmış tepsiye koyuyoruz.kalan yufkalara da aynı işlemi yapıyoruz.tepsiye dizdğimiz böreklerin ortasını kesip domates ve biber dilimleri yerleştirip,yumurta sarısı sürüyoruz.önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.yanına da mercimek çorbası yapıp,afiyetle yiyoruz..sütlü mercimek çorbası tarifi yakında...:))SEVGİYLE...

Cuma, Şubat 13, 2009

BÖRÜLCE SALATASI&ÖDÜLLERİM:))


Hepimize hayırlı,bereketli cumalar diliyorum arkadaşlar:))kardeşimi ve asker kaynımı dün yolcu ettim memlekete...3 haftada çok alışmışım kardeşimin varlığına..akşam gittiklerinde evimizde kocaman bir boşluk kendini acı acı hissettirdi...ama herkesin ayrı bir hayatı var öyle değil mi....neyse gelelim ilkkez denediğim ve çok hoşuma giden bu lezzette...
-büyükçe bir kase dolusu haşlanmış börülce
-4 sap taze soğan
-yarım demet ince kıyılmış maydonoz
-1 adet ortaboy domates
-1,5 limonun suyu
-2-3 yk zeytinyağı
-tuz
***tüm malzeme derince bir kapta karıştırılır.afiyetle yenilir...



Gelelim ödüllerime...çok sevdiğim ablalarım http://www.birdemliksohbet.com/ (sevil ablam)


http://www.sefertasi.blogcu.com/ (belgin ablam) ve


sevgili arkadaşım http://www.sultansofrasi-leyla.blogspot.com/ (leyla) beni bu ödüle layık görmüşler...bende 7 blog arkadaşıma bu ödülü devretmek istiyorum..kural bu...


-www.hdidemlelezzetdenizi.blogspot.com


-www.kakaolupasta.blogspot.com


-www.zeytinyapragi.blogspot.com


-www.pelincelezzetler.blogspot.com


-www.capankizimutfakta.blogspot.com


-www.sedametin.blogspot.com


-www.dcaglar.blogspot.com


hepinizi çook seviyorum...

Çarşamba, Şubat 11, 2009

GELDİM,MİMLENDİM&MİNİ KÖSTEBEKLER:))

Ben geldim...bir haftadan fazla bir sürenin ardından..nerdeydim..içimdeydim..hoş hala da ordayım ya neyse...ruh halimin bana bir günde dört mevsimi yaşatması iyi midir,kötü müdür bilemedim...ne diyor şair:bir yanım yaprak döküyor,bir yanım bahar bahçe..hangi mevsimdeyim şaşırdım...öyle işte arkadaşlar...bugün kabuğumdan başımı çıkartıp,mutfağa attım kendimi...çok değil,1 tepsi biberli poğaça,1 tepsi z.ezmeli poğaça,bir de bu köstebekleri yaptım..kardeşim yarın gidiyor:((iyi ki de gelmiş..elim-kolum oldu...ev işlerinde bile yardım etti erkek haliyle..gerçi hep yumuşak başlı bir çocuktur...çok merhametlidir..evde kim hastalansa sabaha kadar uyumaz,ilgilenir..biraz da ders çalışsaaa:)))annem burayı okuyunca ahhh dicek:)))efendim..gelelim köstebekimize...aslında klasik kakaolu bir kek düz bir tepsiye dökülür...su bardağıyla kesilir,üzerine içerisine 1çay bard.damla çikolata eklenmiş krem şanti köpürtülüp yüksekçe sıkılır,kekin kalan parçaları elle kırıntı haline getirilir ve şantinin üzerine kapatılır..basit ama süper lezzetli bir şey olur..şuan yanında çayla götürüyorum:)))mutlaka denemenizi tavsiye ederim...Sevgili melekcim beni mimlemiş..canım arkadaşım zevkle cevaplıyorum soruları...
-YAPTIĞIM 4 İŞ?
ev temizliği,kitap okumak,merak ettiğim şeyleri internetten araştırmak,örgü örmek vs..
-DEFALARCA İZLEYEBLİECEĞİM 4 FİLM?
yeşil ışık,babam ve oğlum,hababam sınıfı 3.5,medine
-YAŞADIĞIM 4 YER?
Antakyam,3 yıl istanbul,7 yıl adana:(( bu kadar..
-İZLEDİĞİM 4 TV PROGRAMI?
yemekteyiz,yaprak dökümü,ayna(belgesel),dudaktan kalbe
-TATİL İÇİN GİTTİĞİM 4 YER?
antakya'nın ilçelerine gitmişizdir günü birlik..4 yer yok yani..
-EN SEVDİĞİM 4 YEMEK?
mercimek çorbası,yaprak sarması,makarna,patatesli tüm yemekler
-HEMEN ŞİMDİ OLMAK İSTEYECEĞİM 4 YER?
antakyada annemin yanında..sadece.....
-BİR YAĞMUR DAMLASI OLSAM DÜŞMEK İSTEYECEĞİM 4 YER?
tabiki de susuzlukltan yakınılan topraklara...başka bir şey gelmedi aklıma.....
***melekcim umarım cevaplarımı beğenirsin....SEVGİYLE:))

Çarşamba, Ocak 28, 2009

ÇİKOLATALI ISLAK MUFFİN&GELEMİYORUMM

Merhaba arkadaşlar...bu aralar sizlere pek uğrayamıyorum..pek değil hiç uğrayamıyorum..ee böyle olunca sizde bana gelmiyosunuz:(((biraz daha sürücek bu durgunluk sanırım...bu aralar yazmaya hiç hevesim yook,,zamanım da yokk...sabah uyanıyorum bir bakıyorum akşam olmuş...bu aralar zaman fırfır gibi dönüyor etrafımda sanki...evle uğraşıyorum..temizlik yapıyorum,yemek yapıyorum..bişeyler örmeye çalışıyorum.antakya'dan erkek kardeşim geldi..onunla oturup sohbet ediyoruz....velhasıl kelam...bu aralar durgunum.........
MUFFİN İÇİN
-3 yumurta
-1,5 su bard.şeker
-1,5 su bard.süt
-1 vanilya
-2yk kakao
-1 kabartma tozu
-1 su bard.ince kıyılmış bitter çik.
-un
***un ,kabartma tozu ve çikolata hariç tüm malzemeleri karıştırıyoruz.1 su bardağı ayırıp,içine un,kab.tozu ve çikolatayı ekliyoruz.muffin kaplarına pay edip 180c de pişiriyoruz.çıkınca ayırdığımız kakaolu harcı muffinlerin üzerine döküyoruz..yağsız,yumuşacık muffinlerimiz oluyor:)))AFİYETLE...

Cumartesi, Ocak 24, 2009

TAHİNLİ ÇÖREK:))

Hep pastaneden alıp yediğim,lezzetine bitip,eriyip,bayıldığım bir şeydir bu tahinli çörek:))geçenlerde bir maya markasının maharetli eller diye ufak bir kitapçığında gözüme takıldı tarifi..ee tahinli çöreği bu kadar çoook seven biri olarak yapmak bana farz olmuştu....bu arada..bu aralar iştahım sağolsun maximum düzeyde..sankim çok ihtiyacım varmış gibi yemeye içmeye...neler neler canım istiyor anlatamam...hepsini yapmaya kalksam 7x24 mutfaktan çıkamam...hayatta kahvaltı etmeyi sevmeyen ben uyanır uyanmaz çayın altını yakar oldum:))bir güzel kahvaltı tv karşısında...öğlen abur cubur atıştırmalık...bir güzel akşam yemeğiiii...ondan sonra gelen çay-çekirdek faslı..offfff biri bana durr!!! desin:)))frenliyemiyorum kendimiiiii:(((çok üzülüyorum ama kendime engel olamıyorum...yiyorum-doymuyorummm.....neyse buyrun tahinli çörek tarifime:
HAMURU İÇİN
-5,5 su bard.un
-1,5 su bard.süt
-5 yk sıvıyağ
-1,5 çay k.tuz
-1 paket maya
-1 yk pudra şekeri
İÇ İÇİN
-1 su bard.tahin
-1 su bard.dövülmüş ceviz
-yrm su bard.toz şeker
-1 yumurta akı(sarısı yüzüne)
-1 çay k.tarçın
***hamurumuzu kulak memesi yumuşaklığında yoğurup,20-25 dk dinlendiriyoruz.diğer tarata iç malzemelerini iyice karıştırıyoruz.hamurumuzdan yumurtadan az büyük parçalar koparıp unlanmış tezgahta yarım cm kalınlığında açın.açtığımız hamurun üzerine içten sürüp,börek gibi rulo yapıp,kendi etrafında çeviriyoruz.yağlanmış tepsiye alıp,üzerine yumurta sarısı sürüp,susam serpip önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz..AFİYETLE..(tadına bir an evvel bakmak için foto berbat idare edin ama tad mükemmell:)))

Cuma, Ocak 16, 2009

ETSİZ ÇİĞ KÖFTE

Son derece lezzetli,yapımı kolay bir köfte:))eşim arada bir dışardan alıp geliyordu ama nasıl bir ortamda yapıldığını bilmediğim için yemesi pek içime sinmiyordu..bugün markette alış veriş yaparken..elime aldım çiğköfte paketini içindekiler bölümünü okudum ve çaktırmadan reyona bıraktım:))))eve geldim hemmeen uygulamaya geçtim..sonuç harikaydı...yalnız sevgili eşim isotu birden boca edince onun için yemesi biraz zor oldu:)))
-1,5 su bard.köftelik bulgur
-1 yk acı biber salçası
-1 yk domates salçası
- 1çay k. kimyon
-1tk isot
-1 çay k.tuz
-4 dal çok ince kıyılmış taze soğan
-4-5 dal " " " maydonoz
-2-3yk sıvıyağ
***bulgur ve salçalar karıştırıp yeteri kadar ılık su ekliyoruz.15-20dk bekletip iyice yoğurmaya başlıyoruz.önce baharatları sonra yeşillikleri ilave edip yoğurmaya devam ediyoruz.yağını katıp biraz daha yoğuruyoruz(iyice macun kıvamı almalı)daha sonra şeklini verip,kıvırcık yada göbekle servis yapıyoruz..AFİYETLE..HAYIRLI CUMALAR:))

Salı, Ocak 13, 2009

***GÜL POĞAÇA***

Çok çabuk ve kolaylıkla hazırlanabilecek bir poğaça..çayınızın yanına eşlik edicek yumuşacık bir lezzet:)))
-1 su bardağı süt
-1 çay bard.sıvıyağ
-1 paket maya
-1 tk şeker
-1tk tuz
-alabildiği kadar un
İÇ HARCI:
-beyaz peynir
-lor
-k.biber,kuru nane
ÜZERİNE:
-yumurta sarısı
-susam,çörekotu
***yumuşak ele yapışmayan bir hamur yoğurup 15dk dinlendiriyoruz.daha sonra mandalina büyüklüğünde bezelere ayırıyoruz.her bezeyi çay altlığı büyüklüğüne açıp bıçakla aralıklı olarak 4 kesik atıyoruz.ortaya harcı koyup,önce karşılıklı iki ucu daha sonrada dışarda kalan uçları birleştiriyoruz.üzerine yumurta sarısı ve susamını ekleyip 200c de pişiriyoruz..AFİYETLE:))



Pazartesi, Ocak 12, 2009

AŞURE

Şu günlerde neredeyse her evde yapılan harika bir tatlı..görüntüsüyle..lezzetiyle...2.kez yaptım aşure...Allah gelecek yılda ağız tadıyla,sağlıkla yapmayı hepimize nasib etsin inşallah:))amin...
ölçü kullanmadım..her malzemeyi göz kararı kullandım...içindekiler:
-aşurelik buğday
-nohut,kuru fasülye
-kuru kayısı
-kuruüzüm,kuşüzümü
-dolmalık fıstık,yer fıstığı
-fındık
-elma,portakal kabuğu
-tozşeker
üzeri için:nar taneleri,ceviz
***buğday,k.fasülye,nohut geceden ıslatılır.sabah düdüklüde haşlanır.daha sonra büyük bir tencerede bütün malzeme buluşturulur ve su eklenir.kaynayınca şekeri de katılıp pişirilir.kaselere dökülür,soğutulup afiyetle yenir:)))SEVGİYLE..SIHHATLE..

Salı, Ocak 06, 2009

BROKOLİ ÇORBASI

Merhabaa ...ben geldim...ahh sormayın sormayın nerelerdeydim...hastaydım çokk..boğazım çok kötüydü..öksürürken ciğerlerim çıkıcakmış gibiydi..hele bir de halzsizliğim vardı ki sormayın..ama hamdolsun ALLAH'a iyileştim:)))boğazımda biraz ağrı var ama...siz neler yapmışınız..vallahi yine döktürmüşsünüz kızlar:)))ben size bugün brokoli çorbası getirdim..malum kış ayı,hastalıktan gözümüzü açamıyoruz..sağlıklı beslenmeliyiz..işte tam vitamin deposu bir çorbaa...
500gr.brokoli
1 havuç
1 patates
1 soğan
2-3 diş sarımsak
1 su bard.et suyu
2 yk sıvıyağ
tuz-kekik
yeteri kadar sıcak su
***brokolimizi,havucu,patatesi,soğanı ve sarımsağı iyice yıkayıp küçük küçük doğruyoruz.tenceremize yağı alıp sebzelerimizi hafif çevirip,sıcak su ve et suyunu ekliyoruz.sezelerimizi pişince tuzunu ve baharatlarını atıp blenderdan geçiriyoruz..AFİYETLE..SIHHATLE:)))