Çarşamba, Şubat 29, 2012

Cappy Meyve Tanem: Yenecek Bu İçecek!


Hem yenilebilen, hem içilebilen şeye ne denir? Yenecek bir içecek denir! Cappy Meyve Tanem denir! Cappy Meyve Tanem, içindeki gerçek şeftali parçaları ile benzersiz bir ürün. Düşünsenize, sezonunda özenle seçilen şeftalilerin kabukları el değmeden soyuluyor, küçük küpler haline getiriliyor. Sonra bu küpler, özel dolum makineleri ile leziz meyve sularına dağıtılınca, ortaya şimdiye kadar yapılmamış, yepyeni bir lezzet çıkıyor. Cappy Meyve Tanem taneleri, kıvamı, yoğun tadı ve güzel kokusu ile çok farklı, doğal olmayan hiçbir koruyucu madde içermiyor olması da başka bir artısı.

Cappy Meyve Tanem; kampanya odağına diyaloğu koyarak Twitter, Facebook ve Ekşi Sözlük gibi platformlarda paradoksları irdeliyor.

Ürünün lansman kampanyasının başlangıcında da işin içinden çıkmaya çalışan iki ünlü isim var: Hayko Cepkin ve Mustafa Topaloğlu. Kendileri başlı başına paradoks olan konuklar, “Çık İşin İçinden” adlı, serinin ilk internet talk show’unda uzun zamandır hepimizin aklında olan fakat hiçbirimizin düşünmek istemediği, o denli kafa karıştırıcı olan soruların içinden çıkmaya çalışıyorlar. Mustafa Topaloğlu ve Hayko Cepkin’in paradoks tartışmaları herkesi çok değiştirecek.

Bir de siz şansınızı denemek için videoyu izleyip içinizdeki gizli filozofu dışarı çıkarabilir ve #cikisinicinden hashtag’ini kullanarak attığınız Tweet’lerle paradoks çözümlerine yardımcı olabilirsiniz. Baktınız yardım lazım, @meyvetanem’i takip edebilirsiniz.

Mustafa Topaloğlu ve Hayko Cepkin’in yer aldığı, serinin ilk internet talk show’u  7 Mart’ta Cappy Türkiye  Facebook sayfasında!

Yenecek mi, yoksa içecek mi? Hadi bakalım, #cikisinicinden!

Kampanyanın devamı ve paradokssal konuklarıyla gelecek talk show’ları izlemek için:
http://cappy.com.tr/yenecekbuicecek
https://www.facebook.com/CappyTurkiye
https://twitter.com/MeyveTanem
adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

KIYMALI & PIRASALI ÇITIR BÖREK


Tenhâ bir köşe bulup namaza durdu. O, zaten “hep musallî olanlardan”dı. Ellerini kaldırdı ve dünyayı bütün ağırlığına rağmen arkaya atıverdi. Tekbir aldı.

“Allâhu Ekber” dedi.

Allâh’ın büyüklüğü karşısında nahif olan bedeni, daldaki yaprak gibi titriyordu. Fâtiha’nın âyetleri, bir bir sıralandı gönül semâsında.

“Elhamdülillahi Rabbi’l-Âlemîn” derken bütün zerrelerinin eridiğini hissetti. Yok oldu sanki… Damla deryaya gark oldu. Ve yoklukta asıl varlığı buldu.

“Rahman ve Rahîm olan”ın merhamet ummânına dalmışken bir anda silkiniverdi. Şimdi “din gününün sahibi”nin huzurunda, hesap için mahşere çıkmış gibi kıyamda idi.

Her bir kul, bizzat Rabbi tarafından hesaba çekilecekti. Kulluğun mahcûbiyetinin yanında Rabbi’nin kelâmına muhatab olmanın yakıcı sıcaklığını hissetti kalbinde…

İhsan duygusu ile namaz kılmak ne güzel!

“Cibrîl hadîsi”nde olduğu gibi… “İhsan nedir?” diye sorunca Rûhu’l-Emîn, “Allah Teâlâ’yı görür gibi ibadet etmen!” diye buyurmuştu Âlemlerin Efendisi -sallâllâhu aleyhi ve sellem-… “Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan da, O, seni hep görüyor.” diye de tamamlamıştı mübârek kelâmını…

Şimdi ise duâ makamında…

“İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în.”

“Ancak Sana kulluk eder ve yine ancak Sen’den yardım dileriz.” diyerek Rabbi’ne niyaz ediyor.

“Bizi dosdoğru yoluna ilet, nîmet verdiklerinin yoluna. Gazaba uğrayanlarınkine değil!..”

Âdeta vücudundaki bütün uzuvlar dile gelmiş, hep birlikte koro hâlinde duâya “Âmîn” diyorlardı.

Ardından uzunca bir sûre okudu. Kıyamda durmaya doyamıyordu. Allâh’ın huzurunda bir “Elif” gibi dimdik duruyordu. Eğildi, “dâl” oldu. Boyun eğdi, nefsine teslimiyeti sevdirdi.
Allâh’ım, bu ne güzel bir kul! Ne güzel bir namaz! Yine doğruldu, “Elif” oldu. Secdede tam bir “hâ-mîm” oldu. Kıyamıyla rükûsuyla, secdesiyle şimdi tam bir Kur’ân âyetiydi. O, zaten hâfızlığını tamamladığı andan beri “yürüyen Kur’ân”dı. Onun gibi namaz kılan az idi.

Hâfız, sanki ete kemiğe bürünüp, Yûnus diye görünenlerdendi. Yûnus gibi hakikat ilminin peşinde idi. Bunu anlamak için onu tanımak, onu tanımak için de Kur’ân’ı biraz olsun anlamak gerekli…

Hâfızın nefsi, namaz süzgecinde ezildikçe ezildi, kalbine boyun eğdi. İnsan denen muammâ çözülüverdi, gönül aynasında belirdi. Bir büyük Hak dostunun söylediği gibi, “Hayat, beşik ile tabut arasında dar bir koridor”…

İşte şimdi, o dar koridorun başından sonu görünüyordu. Hâfız, namaz kılıyordu. Âdeta yer-gök bir olmuş, zaman-mekan kaybolmuştu. Secdede ne kadar kaldı, kaç kere “Sübhâne Rabbiye’l-A’lâ” dedi, bilemiyordu.

Belki de marifet basamaklarını tırmanıyordu. Namazı, büyük bir sır ve hikmet kapısı görenler için pek çok kapı aralanır elbet gönül âleminde…
Ve pek çok sır, namazın içinde çözülüp, Hak ile âyân olur.


Eşiğinde durdum yâ Rab!.. Nefsim, kalbim ve bütün varlığım Sen’in ellerinde. Sen şekil ver kalbime… Sûretimi de, sîretimi de Sana döndür. Kendi boyanla boya. Kalbime tecellî et cemâlinle… Aman, celâlinle değil!..

“İşte size vaad edilen cennet! Ki o, Allâh’a yönelen, emirlerine riâyet eden, göremediği hâlde Rahmân’dan korkan ve «kalb-i münîb» (Allâh’a yönelmiş bir kalp) ile gelen kimselere mahsustur.” (Kâf, 32-33)

Bir günde en az beş kere mîrâca çıkmak ne müthiş şey!

Allâh’ım, huşûlu namazı sevdir ve o huşûya erdir bizi!.. Namazda mîraçtan hediyeler doğsun kalplerimize!..

Hâfızın namazı gibi.

Hâfız, namazını bitirmeye kıyamıyordu.

“Kullukta zirve namaz, namazda zirve secde”… O, şu anda zirvedeydi. Zirveden âlemleri seyrediyordu. Rahmânî kokular duydu. Melekler, hayran hayran ona bakıyorlardı.

O bir kuldu! Omuzlarındaki ağır yükün farkındaydı. Ve namaz kılıyordu.
Allâh’ın Rasûlü, son nefesini verirken:


“-Namaz, namaz!..” diye buyurmuştu.

Namaz kılmayanlar, gözünün önüne geldi. Merhameti coştu.
Namaz kılmamanın cezasını yüreğinde duydu.

“-Hak!” diye feryâd etti.

“-Eyvah, Ümmet-i Muhammed!..” diye ağladı, ağladı!

O’nun hürmetine kim bilir kimler affediliyordu. O secdedeyken başına kulluk tâcı taktılar. Bir de kalbine, gönlüne baktılar. Ne gördüler dersiniz? Mâsivâ adına, dünya nâmına hiçbir şey kalmamış. Tek ve yegâne olan varlık, sadece ve sadece Allah!..
.
.
.
.
.
.
.
Bu yazıyı okurken çok etkilendim..ve sizlerle paylaşmak istedim..
Birçoğumuzun severek takip ettiği Tesbih taneleri blogundan aldım...
Eminim ki bu güzel kulun namazı kendimizi yoklama şansı verecek bizlere..
Gelelim böreğimize...
Mini bir gün masası için yapıldılar..
Daha farklı bir sunum vardı aklımda lakin ancak böyle fotoğraflamaya vaktim oldu..
Lezzeti ev ahalisinden,komşulardan tam not aldı...
-3 yufka
İç harcı için:
-150gr. kadar dana kıyma
-4 sap pırasa(yeşil kısımlarını kullanmadım)
-1 tk doamtes salçası
-1 çay k.pulbiber,yeteri kadar tuz
-3-4 yk kadar z.yağı
Yufkalara sürmek için:
-1 çay bard.yoğurt
-1 yumurta
-1 çay bard.az sıvıyağ
***yufkalarımızı üst üste koyup 12 ye bölüyoruz.toplam 36parça üçgenimiz oluyor.ben içharcı rahat kullanabilmek için bir gece önceden hazırladım tercih size kalmış.kıymayı suyunu salıp çekene kadar kavuruyoruz.sonra çok çok ince kıydığımız pırasaları ve yağımızı ekleyip,pırasalar ölene kadar kavuruyoruz.salçayı ve baharatlarımız ekleyip,karıştırıp altını kapatıyoruz.başka bir kapta sosu hazırlayıp çırpıyorz.her bir üçgeni soslayıp,iç harcımızdan koyup sigara böreği gibi sarıyoruz.tüm yufkalar bitince kalan sosus börelkerimizin üzerine sürüyoruz.dilerseniz susum serpip ,vaktiniz varsa 2 saat buzdolabında bekletiyoruz.daha sonra 200 c de böreklerimizi pişiriyoruz..AFİYETLE...

Pazartesi, Şubat 27, 2012

BİR ANTAKYA KLASİĞİ:ACILI BULGUR ÇORBASI...


Çok halsizsiniz...
Her yeriniz ağırıyor..
Dur bakıyım..hafiften ateş ve öksürükte başlamış...
Şiddetli bir grip kapıda bilesiniz...
Grip vücudunuzu ele geçirmeden mutlaka bu çorbayı içmelisiniz...
Sizi ısıtır,enerji verir...
Yerken şıp,şıp burnunuz akar(aman peçete bulunsun yanınızda)..
Bütün sinüsleriniz açılır...
Bir kaseyle asla doymazsınız...
Yanına turp,tere,limon da eklediniz mi...
Grip filan yaklaşamaz yanınıza:))))
Efendim...
Yine memleketimin kış aylarında olmazsa olmazı bir lezzeti ile karşınızdayım...
Mutlak surette denemenizi tavsiye ederim...
-1,5 çay bard.pilavlık bulgur
-1 çay bard.yeşil mercimek
-2 orta boy soğan
-4 diş sarımsak
-1 yk biber salçası(acı)
-1 tk kimyon
-1 tk kurunane
-1 tk tuz
-yarım çay bard.z.yağı
***bulgur,mercimek yıkanır bir tencereye alınır.soğanlar kuşbaşı doğranıp tencereye eklenir.üzerine 5-6 su bard.su eklenir.sosu için bir havana biber salçası,sarımsak ve baharatlar eklenip iyice dövülür.bulgur ve mercimekler pişmişse tencereye eklenip karıştırılır.sosuyla iyice özleşene kadar pişirilir.en son üzerine yağı gezdirilir,10 dk.dinlendirilip servis yapılır..ŞİFA NİYETİNE...AFİTETLE..

Cuma, Şubat 24, 2012

PEKMEZLİ MUHALLEBİ...


İyi akşamlar..
Yemekler yendi..mutfak derlendi toplandı..
Kızlar uyutuldu..
Kocaman bir kupa kahve yapıldı ve pc başına geçildi...
Ama çabuk çabuk yazıp gitmeli zira dizim başladı:))
Bu arada noldu biliyor musunuz....
Notebookum kırıldı:((
Siz sağolun...
Yapılır durumda mı bilmiyorum..2 parça oldu kendisiii:((
Elim ayağımdı ki o benim...
Neyse kul yapımı ne de olsa...
Bizim kızlar kakaolu bir şeyler oldu mu bayılıyorlar..
Süt,kek,muhallebi,kurabiye...hiç farketmez kakaolu olunca..
Eee annelerin eline fırsat geçmeyiversin,hemen kandırıyorlar çocukları...
Bu muhallebide olduğu gibi..
Kakao ve şeker oranı düşürüldü,pekmez oranı arttırıldı..
Nasıl mı?işte böyle:
-1 lt süt
-3 yk un
-1 yk pirinç unu
-1yk kakao
-1 yumurta sarısı
-1 çay bar.toz şeker
-1 çay bard.pekmez
-1 paket vanilya
***bir tencerenin içerisine pekmez ve vanilya hariç tüm malzemeler eklenir ve kıvam alıncaya kadar karıştırılarak pişirilir.altı kapatılıp vanilya ve pekmez eklenir.kuplara paylaştırılır.oda sıcaklığına gelince buzdolabına kaldırılır.servis zamanı dolaptan alınıp tekrar oda sıcaklığına getirilir:))) ve çocuklara güzelce yedirilir...ŞİFA OLSUN...

Perşembe, Şubat 23, 2012

AÇIK EKMEK / TIRNAK PİDE


Günaydın...
Bir kaç günlük aradan sonra tekrar merhaba...
Arkadaşlarım hızınıza nasıl yetişicem bilmem..
Ne lezzetler,ne sunumlar yapılmış..MaşaAllah...
Elleriniz dert görmesin,evinizin huzuru,mutfağınızın bereketi daim olsun...
Açık ekmek Antakya'da çok yaygındır..somun ekmek pek tercih edilmez..
Sadece halk ekmek kulübelerinde daha uygun fiyatlı olduğundan bazen alınır..
Açık ekmek ertesi güne bile kaldığı zaman fazla bayatlamaz ufalanmaz...
Çok bayatlayan ekmekler küçük küçük doğranır,kurututlur ve yine yöresel olan ekmek aşı yaplır..
Pek bir lezzetli olur ve yazın çok severiz..umarım burada sizinle paylaşırım..
Tırnak pide adıyla da daha küçük ebatlarda kebap çeşitlerinde kullanılır..
Dün öğleden sonra her zamanki gibi kızlarımla geçtim mutfaga:))
Meraklı,minicik eller de değidi hamura ya,ondan bi puf puf lezzetli oldu ekmeklerimiz..
Sıcak sıcak ne güzel yendi:))
Sizde açık ekmeğinizi evde yapmak isterseniz tek bir şartı var...
Kullandığınız unun kalitesi..
Eğer ununuza güveniyorsanız hiç beklemeden yapın kendi açık ekmeğinizi...

-1 büyük su bard.ılık su
-1tk tuz
-1yk tozşeker
-1 tk kuru/yaş maya
-yarım çay bard.dan daha az sıvıyağ
-yeteri kadar un
***ılık suyu,tuzu,şekeri,mayayı ve sıvıyağı bir kapta karıştıralım.yeteri kadar un ilavesiyle özlü bir hamur yoğuralım.hamur kıvamı hafif ele yapışır bir kıvamda olmalı.yoğurduğumuz hamuru yaklaşık 1 saat mayalandıralım.bir kaba 2yk kadar sıvıyağ ve 2yk kadar su koyup karıştıralım.elimizi bu karışımla ıslatıp hamurumuzu 4 bezeye ayıralım.yağlanmış tepsi içerisinde yuvarlak formda açıp elimizi yağ+su karışımına batırıp tırnak pide şeklini verelim.üzerlerine kalan yağ+su karışımını sürüp önceden ısıtılmış 220c lik fırında pişirelim...AFİYETLE..SEVGİYLE..

Pazartesi, Şubat 20, 2012

ISPANAKLI & PIRASALI KREPLER


Sabah kahvaltılarında kızlar bu tarz krepleri çok seviyor..
Madem öyle,bende farklı ama birbirine yakışan sebzeleri kullanarak yapıyorum..
Gerçekten çok lezzetli oluyor..ee besleyici olması da cabası:))
Eee hazırlaması,yapım aşaması da kolay..daha ne olsun..:))
Denemenizi tavsiye eder..hayırlı,mutlu bir hafta geçirmenizi dilerim...

-2 tane pırasa
-250gr.kadar ıspanak
-3 yumurta
-1 su bard.süt
-3 yk un
-2,5 yk mısırunu
-1 küçük kase rendelenmiş kaşar peyniri
-1yk z.yağı
-pulbiber,kimyon,tuz
***pırasa ve ıspanağı ince ince kıyıp,tuzla ovuyoruz(çok öldürmeden).üzerine yumurtaları,sütü ekleyip çırpıyoruz.daha sonra unları,peyniri ve baharatları,z.yağını ekleyip un topakları kalmayacak şekilde çırpıyoruz.vaktimiz varsa bi yarım saat buzdolabında dinledirip,teflon tavaya 1'er kepçe döküp arkalı önlü pişiriyoruz.bu ölçülerle yaklaşık 8-9 tane krebimiz oluyor..AFİYETLE...

Pazar, Şubat 19, 2012

ZAHTERLİ KAHVALTILIK SOS


Selam eder,keyifli pazarlar dilerim hepinize...
Benim pek keyfim olmasa bile..
Psikolojik midir nedir,sevmiyorum pazar günlerini...
Gereksiz bir stres,gereksiz bir gerginlik hissediyorum...
Her an boooomm! diye patlayabilirim...
Hele bir de eve yansıtmamak için kendimi kastıkça kasıyorum..
Yarın ince bir temizliğe başlıyorum...
Evi iyice bir ele almalı,taşınmadan önce ıvır zıvırlardan kurtulmak istiyorum...
Şimdiki aklım olsa asla bu kadar çok eşya almazdım evlenirken..
2 yıl daha kahrını,ağırlığını çekmek zorundayım bu eşyaların..
Yeni tayin yerine giderken çok fazla bir şey götürmeyeceğim..
Zaten çoğu ordan oraya taşınmaktan hep zarar gördüler...
Aaaaa ne tuhaf her şey gözüme batıyor kii bugün sormayın:)))
Neyse ki kızlarım var..onların bir kikirdeyişii baharlar açtırıyor,yazı getiriyor ruhuma her annecim deyişleri:)))
Konu neydi nerelere geldi değil mii...
Napıyım dertleşiyorum sizlerle..gurbette olanlar iyi anlar halimden....
Gelelim kahvaltılık sosumuza..
Kendileri uydurmasyon bir tarif olup,çok lezzetli bir iştah açıcıdır...
-2yk taze zahter(yada 1 yk yemeklere kullandığımız tomurcuk kekik)
-1 yk domates salçası
-1yk biber salçası
-yarım çay bard.sızma z.yağı
-1 tk kimyon
-1 yk nar ekşisi
-1 soğan
-tuz
***tüm malzeme rondonunn haznesine eklenip,çekilir.bu kadar pratik...denemenizi tavsiye ederim..ister kahvaltı sosu,ister kızartma,ister kanepe,ister sandviç sosu...damak tadınıza nasıl uyarsa...''bu tarifimi ben buldum etkinliğine gönderiyor,arkadaşıma kolaylıklar diliyorum..AFİYETLE..

Cuma, Şubat 17, 2012

ZEYTİNYAĞLI KÖMEÇ KAVURMASI


Ne güzel dün güneşli açıktı hava...
Bugün mü..kar fırtına..
Bu aralar postlarım birbirinin aynı gibi geliyor bana hep..
Hava durumu,evden ve kızlardan haberler..
E öyle ama..evden dışarı çıkamıyorum ki 2 çocukla..
Gün nasıl akşam oluyor anlamıyorum...
İtiraf ediyorum!!artık yaz gelsin istiyorummm....
Ama belli kış pek sevdi ülkemizi...
Ah biz kullar.ne hoşnutsuzuz...
Şükürler olsun Rabbim sana..senden gelen her güzelliğe...
..............
Gelelim zeytinyağlımıza...
Mis gibi..ne lezzetli..
Antakyamdan geldi...
Çeşitli otlardan oluştuğu için kömeç deniyor..kömelemekten,toplamaktan..
İçinde ebegümeci,ekşilik ve yabani sarımsak denilen taze soğana benzeyen otlar var..
-1 büyük kurusoğan
-1kg kadar kömeç
-1 çay bard.z.yağı
-1 tk pulbiber
-1 çay k.tuz
***soğan yemeklik doğranır,zeytinyağında kavrulur.pul biber,tuz ve doğradığımız kömeçleri ekleyip kendi suyunu salıp,çekene kadar pişiriyoruz.10dk.dinlendirip servis yapıyoruz.ister limon sıkarak isterseniz yoğurtla beraber yiyebilirsiniz...AFİYETLE..

Perşembe, Şubat 16, 2012

NOHUTLU YOĞURT ÇORBASI & BAY ŞAŞKIN:))


Allah yolunda harcayın..kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın..yaptığınızı güzel yapın;Allah güzel yapanları sever..(Bakara 195)
Selamlar...
Şükür ki bugün gökyüzü mavi..güneşli..
Ama Allah bilir ya kar topluyor..
Ev bakıyoruz bu aralar..taşınma telaşım var...
Şu soğuklar geçsin biraz..
Toplanmaya başlıyacağım..
Aslında çok zor geliyor bana düşününce..her şey yerinden oynayacak..
Bir yandan da iyi gelecek...
Aklımızda bir yer var..çok uzakta değil aynı sitede:))
Daha hoş,bakımlı bir ev..çok hoş ev:))
Kızlarıma sürpriz hem de parkın karşısında:))
Kendimi bile bile ateşe mi atıyorum ne..anneci karka didellimmi?:))
Canları sağolsun..
Havalar ısınsın,sebze meyve artsın..ucuzlasın:))ü
Kendimi iyi,enerjik hissetmeye çook ihtiyacım var..
Üstümdeki 8-10kg:s kadar ağırlığı atmaya ihtiyacım var..
Güneş temelli bir dönsün..hepsi olur Allah'ın izniyle...
Öğlen yemeği için hazırladım kızlarıma yoğurtlu çorbayı..
Çok sevdiklerinden ekledim nohutu...yakıştı..
-1 çay bard.pirinç
-5 su bard.su
-1 su bard.yoğurt
-1 yk un(tepeleme)
-1 yumurta
-1tk kadar tereyağı
-kurunane,tuz
-1 çay bard.nohut
***pirinci yıkayıp üzerine suyumuzu ekliyoruz.ve pirinç açılana kadar kaynatıyoruz.başka bir kapta yoğurt,un ,yumurtayı çırpıyoruz.çorbanın kaynayan suyuyla terbiyeyi ılıtıp çorbaya ekleyip bir kaç dakika karıştırıyoruz.nohutu,tereyağını,nanesini ve tuzunu ekliyoruz.5dk.kadar daha kaynatıp altını kapatıyoruz...:))
Gelelim şu bay şaşkına...luli tv de çıkıyor..Bay şaşkın çizgi filmi..anneler iyi bilir:))
Bizim hatunlarda pek bir seviyor..
Yemek hazır olana kadar boya yaptılar bugün..
Havlu kağıt rulosuna da Bay şaşkını çizdik..daha doğrusu çizmeye çalıştık..
Üzgünüm ki resim yeteneğim pek iç açıcı değil..
Ama şimdilik kızlara yetiyor:))
Sevgiyle..Afiyette kalın...

ELMALI-HAVUÇLU KEK,ERİŞTELİ LAHANA SALATASI & :)))

Hayırlı geceler...
Evde sessizlik hakim..
Sağa sola saçılan boya kalemleri,resim defterleri,boyama kitapları,bonibon kutuları toplandı...
Mutfaktaki çöp balkona koyuldu..(artk ne kadar soğuk olduğunu yazmıyorum:))
Evin güvenliği sağlandı..şak şak şak sesisyle kapı kilitlendi..
Herkes Allah'a emanet edildi...
Anne için yorucu bir gündü..
Bir günü daha geceye teslim ettik..
Şükür ki Mevla'ya kazasız belasız,dertsiz,sıkıntısız(inşaAllah) atlatıldı..
Müzeyyen ablayla asuman geldiler bugün..
Çay içip sohbet ettik...
Onlar için kek,salata ve kısır hazırlamıştım..
Kek bildiğimiz havuçlu kek tarifi + 1 elma rendesi var içerisinde..
Salata uydurma bir tarif oldu hem evdekiler hem komşularım çok beğendi..
-1,5 su bard.erişte
-1 büyük kase beyaz lahana
-1 havuç
-1,5 su bard.yoğurt
-3yk kadar mayonez
-2 diş sarımsak
***erişteler haşlanıp süzülür.doğranan lahana tuzla ovulur,havuç rendelenir,erişteye eklenir.yoğurt,mayonez ve rendelenmiş sarımsak eklenip karıştırılır.denemenizi kesinliklle tavsiye ederim...
Vee gelelim..
Sevgi gününü unutmayan sevgili eşime minik bir teşekküre...
Kapıyı açtığımda yüzünde koca bir gülümseme..bir buket çiçek..ve hoş bir pasta...
Kızların sevinç çığlıkları apartmanda inledi:)))
Birlikte nice sevgi günlerine..sevdiğim..sevdiklerim...
İyi uykular..Allah rahatlık versin...

Salı, Şubat 14, 2012

DİL PEYNİRLİ,SEBZELİ & MISIR UNLU KREPLER


Selamlar..
2 gündür format atılan notbookumun azizliğine uğruyorum..
Bütün programlar silinmiş,bomboş olmuş sanki..
Vallahi kendi dırdırımdan ben usandım artık:))
Neyse biraz yürek eritip önceki bir kaç programımı indirp,tekrar koyuldum işe..
Hoş eski programların yeni sürümleri yüklenince onlarda da bi bocaladım..
Bir kaç güne elim alışır umarım...
Bu sabah kahvaltıda kızlara değişik bir şeyler yapıyım istedim..
Klasik kreplerin dışında hem besleyici hem de lezzetli oldu...
-2 yumurta
-1 su bard.süt
-2yk tepeleme mısır unu
-3yk (2si tepeleme,1 i silme)normal un
-1 rendelenmiş havuç
-yarım demet ince kıyılmış maydonoz
-3-4 dal taze soğanın yeşil kısımları
-1 yk kadar sıvıyağ
-1 küçük kase didklenmiş dil peyniri
-tuz,pulbiber,kimyon
***yumurta ve sütü çırpıp,unları ekliyoruz.iyi karıştıralım ki topaklanmasın.daha sonra havucu,yeşillkileri,peyniri,sıvıyağı ve baharatları elkleyip vaktimiz varsa 30dk.buzdolanında dinlendiriyoruz hamurumuzu.yapışmaz tavaya 1 damla yağakıtıp,hamurumuzdan 1 kepçe döküp arkalı önlü pişiriyoruz...
Kızlar 1,5 tane yediler maşaAllah..şiddetle tavsiyemdir annelere...AFİYETLE..

Cuma, Şubat 10, 2012

KADAYIFLI İRMİK TATLISI :))


Merhaba..
Umarım hayırlı bir gün geçirmişsinizdir...
Bu sene ne çok kar yağdı..
Yağan kar erimeye yüz tutuyor ki,yeniden yeniden yağıyor üzerine..
Neredeyse 1 ay oldu..kar kalkmadı topraktan..
Pazarda doğru düzgün sebze yok..olanlarda ateş pahası..
Antakya'da tarlaları su basmış,mahsülü geçip toplayamıyorlarmış..
Ispanak 3 lira dedi kayınpederim...
Allah bu günlerimizi aratmasın...
Bugün anlamsız bir telaş,o telaşın yüzünden anlamsız bir baş ağrısı yapıştı üzerime..
Elim ayağıma dolandı da dolandı..hayırdır inşaAllah...
Geçenlerde cevizli kadayıf yaptı eşim..
Biraz kadayıf tırtıklayıp,difrize atmıştım..
Ruh halimde bulanık olunca dedim geçiyim mutfagıma kafamı dağıtayım..
Ne yapıyım ne yapıyım derken aklıma muhallebili kadayıf yapmak geldi..
Muhallebi için unum kalmamıştı hiç ,bende irmik tatlısına karar verdim..
Umarım bu hali de güzel olur..
Şu anda buzdolabında dinlenmekteler..
KADAYIF KITIRLARI İÇİN:
-2 su bard.kadar kıyılmış kadayıf
-1 yk margarin
-yarım su bard. ceviz
-yarım su bard.toz şeker
İRMİK TATLISI İÇİN:
-4 su bard.süt
-5 yk irmik
-1 su bard.şeker
-1 vanilya
-isteğinize göre damla sakızı
***kıtırlar için yağı,kadayıfı ve şekeri bir tavaya alıp sürekli karıştırarak karamel rengi alana kadar kavuruyoruz.dövülmüş cevizi de ekleyip bir kenara alıyoruz.başka bir tencereye sütü,irmiği,şekeri,vanilyayı ve damla sakızını ekleyip,kıvam alıncaya kadar karıştırarak pişiriyoruz.ister tek bir kaba ister porsiyonluk kuplara önce kıtırlardan sonra irmik tatlısından en üste tekrar kıtırlardan koyup buzdolabında 2 saat dinlendiriyoruz..AFİYETLE..

Çarşamba, Şubat 08, 2012

SOSLU BULGUR KÖFTESİ / FELLAH KÖFTESİ


Bulgur şüphesiz hepimizin mutfagında baş köşede...
Gerek faydaları,gerekse lezzeti sayesinde...
Hangi yemeği yapılırsa yapılsın kokusu hep sıcak gelir bana..
Hele acılı bir şekle girdiyse değmeyin keyfime...
Şanslıyım ki benim kızlarımda acıyı çok seviyorlar..
Kısıra,bu tür soslu köftelere,çiğ köfteye bayılıyorlar..
Bugün öğle yemeği için hazırladım köftelerimizi...
Yanında yoğurtla çok güzel yendi..
Gün sofraları için de lezzetli bir alternatif...
Bu tarifimi çay,kahve bahane etkinliğinin sahibesi tombultarifler arkadşıma gönderiyorum..

KÖFTESİ İÇİN:
-1,5 su bard.köftelik bulgur
-1 yumurta
-2yk un
-1 tk kimyon
-1 yk biber salçası
-1tk tuz
-yarım su bard.sıcak su
SOS İÇİN:
-1 kuru soğan
-5 diş sarımsak
-yarım su bard.z.yağı
-1 yk biber salçası
-1 tk domates salçası
-1 yk kadar nar ekşisi
-tuz
ÜZERİ İÇİN:
-yarım demet maydonoz
***bulgura salça,kimyon ve sıcak suyu ekleyip 15 dk.dinlendirlerim.daha sonra yumurta ve unu ekleyerek özlü bir hamur elde edelim.(kıvamı ayarlamak için elinizin altında biraz sıcak su bulunsun).yaptığımız köfteden minik bilyeler yapalım ve kaynayan suya atalım.(suya yarım limon ve tuz ekleyelim ki köftelerimiz dağılmasın).sos için tavaya soğan ve sarımsağı incecik kıyalım.z.yağınnı ekleyip iyice kavuralım daha sonra salçalarını ekleyip iyice kavuralım yaklaşık 7-8dk.kadar.altını söndürüp ekşisini ekleyelim.haşalayıp süzdüğümüz köfterimizi sos tavasına koyup iyice karıştıralım.servis tabağın alıp üzerini kıyılmış maydonozla süsleyelim..AFİYETLE..

Salı, Şubat 07, 2012

PATATES PİZZASI


Kahvaltı ve gün sofralarınız için pratik,hafif ve lezzetli bir seçenek..
Tarif sevgili arkadaşım Hande'nin sayfasından..
Denemenizi şiddetle tavsiye ederim..
Zira bu sabah evde kırıntısı bile kalmadı:))
Bu tarifimi etkinlik için sevgili güloannemutfakta'ya gönderiyor,kolaylıklar diliyorum...

-4 adet patates
-bir küçük kase küp doğranmış sosis
-bir küçük kase küp doğranmış salam
-1 sogan
-1 yeşil biber
-1 tk tereyağ
-kekik,pulbiber,tuz
-yarım su bard.süt-su karışımı(ben ekledim)
üzeri için:
-kaşar rendesi
-1 domates(ben ekledim)
***soğan ve biberleri doğrayı yagda kavuruyoruz.üzerine salam,sosis ve bahratları ekleyip biraz daha kavuruyoruz.daha sonra küçük küpler şeklinde doğrandığımız patatesleri ve su-süt karışımını ekleyip patatesler yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.daha sonra fırın kalıba alıp,peyniri serpiyoruz ve domatesleri dizip 200c de üzeri kızarana kadar pişiriyoruz..AFİYETLE...

ANNE BEBEK DERGİSİ:))


Blogunuz Anne bebek dergisinde yer alsın ister misiniz...
O zaman Aslıhan Hanımın sayfasına buyrun..

Pazartesi, Şubat 06, 2012

TEREYAĞLI MANTAR SOTE


Çok seneler önce pizzanın üzerindeki haliyle tanıştım kendisiyle..
Etraftakilere çaktırmadan bir peçetenin arasına koyardım...
O da yenir mi yahu derdim...
EE akıllım sanki bir kere fırsat verdin mi nimete..
Tadını tatmadan ön yargı...
Ama sonraları-ilk nerde,nasıl yedim hatırlamıyorum-bi mantar olsa da yesek der oldum:))
Pizzada,közde(en sevdiğim hali),pilavda..
Her şeye yakıştırır oldum kendisini...
Hatta bir kaç gündür sayıklıyordum..bir mantar sote yapsak diye:))
Eşim de sabah alıp gelmiş..canım yaa:)
Vallahi nefis oldu..hemde öyle bir aç zamanımıza geldi ki..silindi..süprüldü..
Hele kuzuları göreseniz...
Bayılarak yediler..

-1 kg kültür mantarı
-2 kuru soğan
-2 taze biber
-yarım kg.kadar domates(difrizden yaz tadında:))
-2 yk tereyağ
-pulbiber,karabbier,tuz
***soğanları ve biberleri piyazlık doğrayıp tereyapda kavuruyoruz.üzerine doğradığımız mantarları ekleyip 2-3 dk. kadar kavuruyoruz.baharatlarını katıp,domatesini ekliyoruz.altını kısıp hiç su eklemeden pişiriyoruz..AFİYETLE...

GÜLMEK SANA YAKIŞIYOR:))



İyi geceler...
Mutlu,keyifli,boool gülümsemeli bir hafta geçirelim inşaAllah..
''Din kardeşine gülümsemen sadakadır''...
Bugün kızlarımla haftalık kek etkiniliği günümüzdü...
Kek fotolarını koymuyorum bildiğimiz klasik kekler çoğu:))
Ama kızlarımla yapıyor olmam ayrı bir güzellik benim için...
Bayılıyorlar..ellerini una bulayıp oynamaya..
Annecii şekeyy vammı:))şüt koyalım...
Hımmm..aciktim:))
Kek yapılıp kalıba döküldükten sonra da.....
Pammak pammak anneciiii...
Pammak pammak ne mi?
Ee keki çırptığımız kapta kalan hamuru tırtıklamak..
Bu suratlar nasıl bu hale geldi :)))
Allah'ım nasıl güzel bir kek oluyor,yenmelere doyulmuyor:))
HAYIRLI GECELER...GÜLMEK SİZE YAKIŞIYOR:))

Cumartesi, Şubat 04, 2012

PORTAKALLI SÜTLAÇ

Allah dün geceki dualarımızı,ibadetlerimiz kabul etsin inşaAllah...
Salatu selamlarımızdan efendimizi haberdar etsin inşaAllah...
Efendimizin şefaatine mazhar olmayı nasib etsin inşaAllah...
AMİN...
Hepinize 'kutlu',mutlu,huzurlu haftasonları diliyorum arkadaşlarım...
Her ne kadar günümüz modern tarifleri mutfagımıza girse de biz aslımızdan vazgeçemeyiz..
Sütlaç da vazgeçemediğimiz tatlılarımızdan...
Benim arasıra tutar bi sütlaç damarım..şöyle tarçını döküpte yesem diye:))
Ama kıvamı çok yoğun olmayacak,pilav gibi..
orta karar..:))
-3lt süt
-2 çay fincanı pirinç
-500gr.a yakın şeker
-2 parça damla sakızı
-2 portakal kabuğu rendesi-1 vanilya
-2 tk nişasta
-yarım çay bard.su
***sütümüze pirinçlerimizi ekleyip,pirinçler açılana kadar kaynatalım.daha sonra damak tadımıza göre şekerimizi ekleyelim.şeker iyice özleşince damla sakızı,vanilya ve port.kabuğu rendelerini ekleyelim.en son suda nişastayı ekleyip,istediğimiz kıvamın alacak kadar ekleyelim.bir iki taşım daha kaynatıp,kaselere pay edelim.oda sıcaklığına gelince buzdolabına alalım..AFİYETLE...

Cuma, Şubat 03, 2012

HOŞGELDİN EY NAZLI NEBİ....


Ey SEVGİLİ RESULÜM !!

Ey; gözlerinde cenneti saklayan, ayağını bastığı yerler cennet kokan nebim ! Ey; Yaradan’ın en güzel eseri !. “Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım !.” dedigi. Var oluşunun şerefine, bütün varlığı hediye ettiği ! İnsanoğlunun ufku en güzel insan.. Allah’ın sevgilisi, kainatın gözbebeği !. Senden şefaat dilenen biçarelerin en sefiliyim desem.. şefaat edermisin? Kupkuru çölleri cennete ceviren gül ! Gönlünden gül dökülen Resul ! Küçük kız çocuğunun elinden tutup da giden, kuşu ölen çocuğa baş sağlığı dileyen.. gözlerinden yaş dökülen devenin gözyaşlarını silen Resul ! Benim de gözümün yaşını siler misin ? Küçük kız çocuğunun tuttuğu gibi tutsam elinden; yüreğimden binlerce kuş uctu, bin’i de öldü desem.. bana cennet kuşlarından bir kuş bahşeder misin?. Ey; Islam’ın Peygamberi !. Sevda ikliminin, en güzel mevsiminin, en güzel çiçeği !Ama mahzun, ama kederli…Daima düşüncede, daima hüzün icinde ömründe, bir defa bile, kahkahayla gülmemiş.. gül yüzlü, güler yüzlü sevgili!. Gözlerimi yumsam, ve hulyana dalsam.. o gül kokulu gülüşün ile, benim de gözlerimin içine güler misin?. Bir kerecik olsun seni düşünerek başımı koyduğum olmuşsa yastığıma,tutunduğum olmuşsa sana ve senin sevdana.. işte onun hatrına ! Gözünü sevdiğim, özünü sevdiğim, sözünü sevdiğim ! Gönlümün sultanı efendim ! Ümidim, muradım, kurtarıcım, mujdecim…Seninle Kevser havuzunun başında bulusabilecek miyim? desem.. bulundugun yerden, yüreğime bir damla su serper misin?. Seni sevsem!. Cok, cok sevsem!. Öyle cok sevsem ki; sen koksa özüm, yüreğim.. sen koksa nazım, edam.. gönlüm sen dolsa, benim herşeyim sen olsan ! Ali’n, Fatıma’n gibi olsam!. Seni, onlar gibi seviyor olsam.. sen de; beni, onları sevdiğin gibi sever misin? Ey; bize bizden daha ziyade merhamet eden!. “Ümmetim, ümmetim!.” diyerek, üstümüze titreyen!. Ey; en ziyade muhtacımız, en cok isteyenimiz!. Bizi, Hak’tan dileyenimiz!. Sen, umanı umutsuzluğa düşürmezsin!. Sen, senden isteyeni geri çevirmezsin!. Asr-ı saadet’ten değilim!. Kokladığın gül, soludugun hava, yediğin hurma, içtiğin süt, okşadığın kuzu, bindiğin deve, avuçladıgın kum dahi değilim!. Bir kez olsun, yüzüne yüz sürmedim!. Lakin ben, senin.. “Kardeşlerim!.” dediğindenim ! Ve sana ve sünnetine revan olmak isteyenlerdenim!. Ve lakin; daha hala sevgili Veysel Karani’nin tırnağının ucu misali bile değilim, desem.. bana da hırkandan gonderir misin? Doğduğun günün, gecenin hürmetine.. bugün ve gece yüreğime, bir nur olup düşer misin?. Sevgili Peygamberim !. Rabbim; sana ve senin al ve ashabına.. ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmurların damlaları sayısınca salat, selam ve bereketler ihsan eylesin;
Amin…Amin…Amin…SENİ ÇOK SEVİYOR,ÇOK ÖZLÜYORUM CANIM EFENDİM...HAYIRLI KANDİLLER..DUALARDA BULUŞMAK DİLEĞİYLE...

Çarşamba, Şubat 01, 2012

BUĞDAY SALATASI

Buz gibi bir günden merhaba:))
2 gündür aralıksız yağan kar yerini güneşe bıraktı...
Ama sıcaklık -22C...
Evden dışarı adım atamıyoruz..
Kızlar sabah 10dk kadar kartopu oynamaya indiler,geldiklerinde donmuşlardı:((
Hayır karı gördükçe çıldırıyorlar,zaptedemiyorum...
Ağlaya ağlaya çıktılar eve..
...................
Gelelim salatamıza..
Çok besleyici ve lezzetli bir salata..
-1,5 su bard.haşlanmış buğday
-1 çay bard.mısır
-2 havuç
-yarım morlahana
-3 tane kornişon turşu
-yarım demet maydonoz
-z.yağı,1 limonun suyu,tuz
***buğdayın üzerine rendelenmiş havuş,ince kıyılmış lahana(lahanaları tuz ve sirkeyle ovalım),maydonoz ve turşuyu ekleyip karıştırıyoruz.sosunu hazırlayıp üzerine gezdirip,tekrar karışırıyoruz.5dk.sosunu çekmesi için bekletip,servİs yapıyoruz..AFİYETLE..